bilmediklerimiz enflasyon emeklilik ötv döviz deva akp chp mhp covid korona virüs gazete manşetleri haber
DOLAR
8,4705
EURO
10,2921
ALTIN
502,04
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Pazartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Salı Parçalı Bulutlu
28°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C
Perşembe Gök Gürültülü
23°C

Halepçe Katliamının üzerinden 33 yıl geçti: Saddam’a kimyasal silahları kim verdi?

“Güzel bir bahar günüydü. Saat sabah 11:00 sularında evime yaklaşırken içimi garip bir his kapladı; bu his bana büyük bir felaketin eşikte …

Halepçe Katliamının üzerinden 33 yıl geçti:  Saddam’a kimyasal silahları kim verdi?
16/03/2021 15:22
0
A+
A-

“Güzel bir bahar günüydü. Saat sabah 11:00 sularında evime yaklaşırken içimi garip bir his kapladı; bu his bana büyük bir felaketin eşikte olduğunu söylüyor gibiydi, kalbim sarsıldı. Dakikalar içinde her yanımızda top mermileri patlamaya başladı; koştuk ve saklandık… [O gün], yaşadığım sürece unutmayacağım şeyler gördüm. Koşarak evimize yaklaşan bir adam ‘Gaz! Gaz!’ diye bağırmaktaydı… Yerde yatan ve yeşil bir sıvı kusan insanlar vardı. Kimileri de yüksek sesle histerik kahkahalar atıyorlardı… Daha sonra elma kokusuna benzer bir koku aldım; sonrasında bilincimi kaybetmişim. Uyandığımda etrafa dağılmış yüzlerce ceset gördüm… Bu, tam bir yok oluştu… Arabası olanlar kasabayı terk etti, arabası olmayan ve omuzlarında taşıyamayacak kadar çok çocuğu olanlar ise kasabada kaldı ve gaza yenik düştü…”

Bu Sözler, 16 Mart 1988 sabahı, tarihe ‘Kanlı Cuma’ olarak geçen Halepçe Katliamının tanığı Kervan’a ait. Halepçe, ardında kimi kaynaklara göre 3 bin ila 5 bin arasında sivil kayıp ve 7 bin ila 10 bin arasında yaralı bırakarak geçip gitti. Geriye, “Daye behna sewa te” (Anne elma kokusu geliyor) diye bağıran çocukların tarihe nakşolan çığlıkları kaldı…

BM: HARDAL GAZI KULLANILDI

1980-88 yılları arasında 8 yıl süren ve 100 binden fazla sivilin ölümüyle sonuçlanan İran-Irak Savaşının son günleriydi. İran ordusu, ‘Zafer 7’ operasyonu çerçevesinde, Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) de desteğiyle, Irak’ın kuzeyinde (İran sınırının 15 km. batısında) yoğun bir Kürt nüfusa ev sahipliği yapan Halepçe’yi ele geçirdi. Saddam Hüseyin önderliğindeki Irak ordusu tarafından tertiplenen katliam, şehrin İran Ordusu tarafından ele geçirilmesinden tam 48 saat sonra gerçekleşti. Birleşmiş Milletler (BM), yapılan saha incelemeleri sonucu saldırıda tanımlanamayan sinir ajanları ile birlikte ‘hardal gazı’ kullanıldığını tespit etti.

KATLİAMIN SORUMLUSU ‘KİMYASAL ALİ’ İDAM EDİLDİ

Olay, tarihe, ‘sivil nüfusun yoğun olduğu bir bölgeye yapılan en büyük kimyasal saldırı’ olarak geçti. Saldırıdan etkilenen bölgede yapılan çalışmalardan elde edilen ilk sonuçlar, bölgede sonraki yıllarda, kanser ve doğum kusurlarının arttığını gösterdi. Katliam, 2010 yılında Irak Yüksek Ceza Mahkemesi tarafından, “Iraklı Kürtlere yönelik bir soykırım” olarak tanındı. Katliama neden olan ‘Enfal Operasyonu’nu yöneten ve ‘Kimyasal Ali’ lakabıyla tanınan Iraklı general ve yüksek bürokrat Ali Hasan el Mecit saldırı emrini vermekten suçlu bulundu ve aynı yıl idam edildi.

“SİLAHLARI HANGİ ÜLKELERİN VERDİĞİ HALA BİR SIR”

Enfal Operasyonu çerçevesinde 4 bin 500 köy ve 30 ilçe yerle bir edildi; eğitim kurumları, ibadethaneler yıkıldı. “Operasyon sonrası bölgede özürlü doğan çocuk sayısının Hiroşima ve Nagazaki’de doğanlardan daha fazla olduğu kayıtlara geçti…”

Gazeteci Mustafa K. Erdemol’a göre, “İnsanlığın bu en büyük katliamının sorumluları, kendilerini kışkırtanların “adaleti” sonucu tarih sahnesinden çekildi. Ancak asıl sorulması gereken soru ile aranması gereken “bilgi” Saddam’a o silahları kimin verdiğiydi. Bu konuda şimdi Halepçe Katliamını kınama yarışına girenler kimin verdiğini ebette biliyorlar. 11 Eylül Saldırılarıyla ilgisi olmadığı daha sonra ABD istihbaratınca da kabul edilen ve buna rağmen kitlesel imha silahları var gerekçesiyle Irak’ı işgal edip, Saddam diktatörlüğünü yıkanlar Halepçe’de kullanılan silahların, kimyasal maddelerin hangi ülkeler tarafından Saddam’a verildiğini açıklamadılar…”

Erdemol’a göre, bu yıldönümünde de sorulması gereken soru budur:

“Saddam’a Halepçe Katliamı’nda kullandığı kimyasal silahları kim verdi?”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.